Bir mektup yazdım... düştü nefesimden yüreğime... bir mektup bıraktım... düştü yüreğimden savruldu... gökten bir elma düştü... o elma da ben oldum... sonra kelebek, koydu sevdiğinin başına beni 10 adım geri attı kendini... nişan...
biriktirdim sana ruhunu okşayacak kelimeler.... çok biriktirdim kum saatinde biriken kumlar gibi... sonra sen... kum saatini kırdın... kumlar aktı... ben aktım..... kelimelerim...aktı..... gözlerin...diyorum..... kala kaldım orta yerde kelmeler bir tarfta kumlar bir tarfta içimdeki aşk canavırını durduramadım işte kaza...
Aykırı anlamlar arayıp durma, güz biter sular köpürür de, kapanmaz gülüşünün açtığı yara... Gülüşün Eklenir Kimliğime
Hangi şiire başlasam suskunum sana Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun Güneşte kavrulan bir kum tanesi Çatlayan dudaklarım oluyor her gece Yağmura suskun yaşamaya...
Düşümde gördüm seni... saçların topuzdu..... bir gül iliştirdim saçlarına..... kokladım gülü... gül saçların koktu, saçlarını kokladım.... gül koktu... aldım gülü dudaklarımla... dağıldı topuzun..... .... siyah...
sesini arıyorum gözlerinin dolaştığı caddelerde.. gözlerin....yüreğimde.. yüreğim ıssız bir cadde.. seslensen..yankılanacaksın içimde...
rüzgar olsam bulut olsan sürüklesem seni... ben rüzgar olamadım.. sen bulut oldun... ulaşamadım sana... sen yağdın... dokunamadım... kokladım..... duymadın...
Endamın yeter,gözlerin yeter Uğramasın sana ne hüzün ne de keder(x2) Kalbim senden senden vazgeçmeyecek Korkma içimde aşkın hiç bitmeyecek Eğer istersen sonsuza dek surecek...
Karşımdasın işte... Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni. Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim. Tıkandığım o an, Elimi nereye...